İzmir İcra Avukatı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İzmir İcra Avukatı

Mesaj tarafından Error32 Bir Çarş. Ara. 23, 2015 5:38 pm



İzmir İcra Avukatı

İcra hukuku alanında;
Borcunu ödeyemeyen borçlunun borcunun, alacaklının talebi üzerine, devlet zoruyla taşınır ve taşınmaz varlıklarına el konarak karşılanmasını konu alan hukuk dalıdır. Türkiye’de bu hukuk alanı, 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu ile düzenlenmiştir.

İlamlı ve ilamsız takip
İcra hukuku anlamında takip, borçlunun borcunun devlet zoruyla ödetilmesi için gerçekleştirilen işlemleri tanımlar. Alacağını alamayan bir alacaklı ilamlı ve ilamsız takip olmak üzere iki farklı takip yolundan birini seçebilir. İlamlı takipte, önce mahkemeden bir ilam alınarak buna özgü takip yolu izlenir. İlamsız takipte ise, alacaklının elinde herhangi bir mahkeme ilamı bulunmaz. Doğrudan yetkili icra dairesine başvurarak borcunu ödemeyen borçlu için ödeme emri çıkarttırır. İlamsız takibe adi haciz yoluyla takip de denmektedir.

Yetkili icra dairesi
Yetkili icra dairesinden anlaşılan, alacaklının icra takibini çeşitli yerlerdeki icra dairelerinden hangisinde başlatıp yürüteceğidir. İlamlı takiplerde alacaklı İcra İflas Kanunu md. 34 uyarınca Türkiye sınırları dâhilindeki her icra dairesine başvurabilir. Para ve teminat borcunu konu alan ilamsız icra takiplerinde yetkiye ilişkin, İcra Ve İflas Kanunu (İİK) m. 50/1, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) atıfta bulunmaktadır. Buna göre anılan kanunun “yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.” Buna göre, para ve teminat borcunu konu alan ilamsız icra takiplerinde HMK m. 6 uyarınca borçlunun ikametgâhı bulunan yer icra dairesinde, eğer para alacağı bir sözleşmeden doğmuş ise İİK m. 50/1; HMK m. 10 uyarınca sözleşmenin akdedildiği veya sözleşmenin ifa edileceği yerde bulunan icra daireleri yetkilidir. Para borçları götürülecek borçlar olduğundan sözleşmenin ifa edileceği yer alacaklının ikametgâhı olacaktır.

İptal Davası
İflas etme ihtimali bulunan veya mallarına haciz konulması ihtimali olan kimselerin, mallarını alacaklılardan kaçırmak için bazı hileli (şüpheli) tasarruflarda bulunmaları ihtimal dahilindedir. Borçlu, mallarına haciz konma ihtimaline karşı, mallarını başka kimseye devredebilmektedir. Böyle bir durumda ise alacaklılar, alacaklarına karşılık olmak üzere haczedilecek mal bulamazlar ve bu nedenle de alacaklarını tam olarak alamazlar veya borçlu iflas ettiğinde iflas masasına daha önce bu şekilde devredilen alacaklar girmez ve alacakların hakları zarara uğrar. Borçlunun, hacizden veya iflastan önce, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı bu tür tasarrufların iptali için dava açılabilir. Bu dava ayni bir dava olmayıp, şahsi bir davadır. Yani iptal davası ile söz konusu malın veya malların mülkiyeti tekrar borçluya dönmemekte, sadece alacaklı malın bedelinden alacağını tahsil etmektedir. Bu tür davalar, iptale tabi tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

İflas Davası
Borçlunun ödeme emrine 7 günlük süre içinde itiraz etmemesi ve ödememesi halinde alacaklı, açacağı iflas davası ile borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilir. Yine borçlu ödeme emrine itiraz etmiş olsa dahi, alacaklı itirazın kaldırılması talebi ile birlikte iflasa karar verilmesini isteyebilir. İflas davası, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.

Detaylı bilgi için: izmir icra avukatı

Error32

Mesaj Sayısı : 1152
Points : 3458
Kayıt tarihi : 20/11/13

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz